GRÜ İslami İlimler Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Abdurrahman HAÇKALI nın Ramazan Ayı ile ilgili yazısı

  • Kategori
    :Duyurular
    Tarih :26/6/2014
    Okunma Sayısı :1646

    RAMAZANI ANLAMAK

    Prof. Dr. Abdurrahman HAÇKALI

    GRÜ, İslâmi İlimler Fakültesi

    İlâhî rahmetin her zaman açık olan kapısının, insanlara muhteşem bir çağrı yaptığı özel bir zamandır Ramazan. Ramazan, ruhumuza/kalbimize yönelme, özen gösterme ve arınma zamanıdır. Aynı zamanda, farkındalık zamanıdır, ramazan. Vakit, kalbimizin ve gönlümüzün heyecanla yaptığı çağrıya daha fazla kulak verme vaktidir. Bahar yağmurları gibi gönlümüzü canlandıracak ve arındıracak ilâhî rahmet ve feyizlere kucak açma zamanındayız.

    Hadisi şerifte;“Eğer insanlar ramazan ayındaki faziletleri bilselerdi bütün senenin ramazan olmasını arzu ederlerdi”, buyurulmaktadır.

    Ramazan aşk ve şevk ile ibadetlerin yerine getirildiği coşku zamanıdır:

    Aşkın aldı benden beni

    Bana seni Gerek seni

    Ben yanarım tün ü günü

    Bana seni gerek seni,  diyen Yunus’a;

    Eşrefoğlu Rûmi senin

    Yansın aşk odına cânın

    Aşk oduna yanmayanın

    Kalbi sâfî olmaz imiş, diyen Eşrefoğlu Rûmî’ye  iştirak etme ve

    Nefs elinden âvâreyim          

    Hırs elinden bîçâreyim

    Gayrı kime yalvarayım

    Al gönlümü Sen’den yana, deme zamanıdır, Ramazan.

    İnsanın, ilâhî övgüye mazhar olduğu ezel sohbetinden, ebed yolculuğuna farkındalık için fırsattır. İnsanın hem kendi iç dünyasına yönelme, hem de geçmiş ve geleceğinin muhasebesini yapma ve ibadetlerinde bilinçlenme fırsatıdır.

    Sanki Cenabı hak şöyle diyor: Size arınma temizlenme zamanı vakti bahşettim. İşte o, Ramazandır.

    Nitekim, “Ramazan” kelimesinin sözlük anlamlarından biri, yer yüzünü toz ve kirlerden temizleyen yaz sonu yağmurları demektir. İşte Ramazan ayı da bizim gönül kirlerimizi temizlemeye yarar.

     

    “Ruhunu arındıran kurtuluşa ermiş, onu günahlarla kirleten/karartan hüsrana uğramıştır”(Şems Sûresi, 9-10); Ruhunu arındıran ve Rabbini anarak ona ibadet eden kurtuluşa erecektir. (A’lâ Sûresi, 14-15) âyeti kerimelerinde ifadesini bulan manevi arınma, en çok da Ramazan’da gerçekleşir. İşte Müslüman, bunun farkında olarak Ramazanı değerlendirir.

    İslâm’ın meşru kıldığı ibadetlerin ortak amacı insanın manen arınması ve yücelmesidir. Ey inananlar, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, günahlardan sakınasınız diye oruç sizlere de farz kılındı (Bakara Sûresi, 183) âyeti kerimesi, aslında orucun farz kılınma amacını da izah ediyor. İnsan bedeninin beslenmeye ihtiyacı olduğu gibi, ruhunun da beslenmeye ihtiyacı vardır. Onun gıdaları Allah’ı anmak, ibadetler ve helallerdir; haram ve günahlardan uzak durmaktır.

    Bu nedenle Müslüman, hasta olsa bile, oruçtan kaçmanın değil oruç tutmanın imkânını araştırır. Bu fırsatı kaçırmamanın yollarına bakar. Bu rahmet ayının her anını değerlendirmeye çalışır.

    Ramazan ayı, gündüzüyle ve gecesiyle değerlendirilmesi gereken bir zaman dilimidir. Zira, her iyiliğe, kat kat karşılık verildiği bir aydır. Gündüzleri oruç ile değerlendirildiği gibi, Ramazanın geceleri de, Hz. Peygamber’in Sünnetiyle sabit olduğu üzere, namaz ile değerlendirilir. Bu açıdan bakıldığında, Ramazan gecelerinde kılmış olduğumuz nâfile namaz/Terâvîh namazı çok önemlidir. Bu nedenle Terâvîh namazı hakkında yapılan tartışmalar yersizdir. Esas, bizim bu namazı ne kadar kaliteli kıldığımız hususunda düşünmemiz gerekir.

    Ramazanı değerlendirme konusunda Hz. Peygamber o kadar özen göstermiştir ki, son on günü itikafa girmiş ve zaruri ihtiyaçları hariç vaktini tamamen mescitte geçirmiştir.

    Tabiidir ki Ramazan’ın temel özelliği orucudur. Bir hadisi şerifte şöyle buyurulmaktadır: Ademoğlunun her ameline karşılık kat kat sevap verilir. Bir iyiliğe karşı on mislinden yediyüz misline kadar. Allah buyurdu ki: Yalnız oruç müstesna, Çünkü o benim içindir ve mükafatını da ben veririm. (Yani onun mükafatı diğer amellerden çok fazladır.) Oruçlunun iki sevinç zamanı vardır. Biri iftar ettiği, diğeri rabbine kavuştuğu zamandır.

    Ramazan sosyalleşme ayıdır. Bireyciliğin ve toplumdan uzaklaşmanın son derece yaygınlaştığı günümüzde, insanımızın bir araya gelmesinin güzel bir vesilesidir. İftarları, terâvihleri, akşam sohbetleri ve özellikle bayramlaşmalarıyla Ramazan hayatımıza çok önemli bir katkıda bulunur.

    Oruç, nefsi eğitmenin önemli bir yoludur. Çağımızı tanımlayan kavramlardan biri de hazcılıktır. Hazların peşinde koşmak, insanlığın en yaygın problemidir. Kimi vicdana dokundu kimi cism ü cana, Zevk namına ne yaptımsa peşiman oldum, diyen şair de hazcılıktan şikayetçidir. Hazları kontrol etme ve onlara esir olmama yönünde çok ciddi bir alıştırmadır oruç.

     Fıkıh ve ilmihal kitaplarında oruçla ilgili hükümler mevcuttur. Bunlara riayet etmek elbette önemlidir. Ancak, ibadetlerimiz konusunda samimiyet ve ihlası yakalamaya çalışmalıyız. Zira,  ibadetin kalitesi ihlas, samimiyet ve aşktadır.

    Ramazan, vaktin nasıl ihya edildiğinin müslümanlara öğretildiği aydır.

    Demek ki Ramazan, gündüzleri oruç ile, geceleri de ibadet ile ihya edilmesi gereken bir vakit.

    -    Ebû Zerr el-Ğıfârî şöyle diyor: Hz. Peygamber, bir gece gecenin üçte birine kadar, diğer gece yarısına kadar, diğer gece de sahur vaktine kadar bize namaz kıldırdı.

    Sahur vaktinin değerlendirilmesi ile başlar Ramazan’da gün. “Sahura kalkın, çünkü sahurda bereket vardır”.

    Hz. Peygamber sahur yemeğini “mübarek yemek” olarak nitelendirmiştir.

    İnsanlar iftarda acele ettikleri müddetçe hayır üzeredirler”, buyurmuştur.

    İftar zamanı aynı zamanda dua zamanıdır da.

    Ramazan, aynı zamanda sabır zamanıdır.

    Hadisi şerifte ramazan ayının bir ismi de “sabır ayı” olarak belirtilmiştir. İrade ve şahsiyet eğitimi için çok önemli bir zamandır.

    Ramazan boyunca en çok yapılan ortak hatalar:

    Ramazanın anlamı unutulmakta vaktinin değeri bilinememekte ve dolayısıyla yeterince değerlendirilmemektedir.

    Oruç ayı yemek ayına dönüştürülmektedir. İnsanın manen canlanmasına kalbin dirilmesine vesile olacak olan oruç ve ramazan çok yemekle aksine inkılab etmektedir.

     

    İsraf derecesinde yapılan alışverişler,

    Orta halli ailelerin bile iftar sofralarını pahalı ve çeşitli yiyeceklerle donatmaya çalışmaları,

    Kadınların bu hazırlıklar için harcadığı zaman,

    Bütün gün uyumak, orucu tembelliğe neden göstermek,

    Orucu, sinirli olmaya sebep göstermek,

    Vaktini televizyon seyrederek geçirmek,

    Orucu sigarayla açmak, Ramazan'ın bu kötü huyu bırakmak için fırsat olarak değerlendirilmemesi,

    Uykudan dolayı namazları geciktirmek,

    Sahuru yapmamak ya da çok erken yaparak yatmak ve sabah namazına özen göstermemek,

    Teravih namazında acele etmek,

    Oruç tutmak isteyen küçüklere karşı çıkmak,

    İftar edilen yerde duada bulunmamak,

    Gıybet, dedikodu, iftira ve kötü söz söyleme gibi huylardan vazgeçmemek…


    Giresun İslami İlimler Vakfı
    Merkez/Giresun